Mesut Cemil (1902-1963) GHP 013-2 ve GHP 014-2

Notlar: Ercüment G. Aksoy,
Director of Golden Horn Heritage Series

1930'lardan özgün plak kapağı

Hayatı

Mesut Ekrem Cemil 1902 yılında İstanbul'da doğdu. Tanburi Cemil Bey'in oğludur. Temel kemençe eğitimini babasından almışsa da tanbur çalmayı henüz 14 yaşındayken Cemil Bey öldükten sonra onun öğrencileri olan Kadı Fuat Efendi ve Refik Fersan'dan öğrenmiştir. Bir kaç yıl sonra Yenikapı Mevlevihanesine gitmeye başlamış daha sonra Galata Mevlevihanesi'nde neyzen Emin Dede and ünlü müzikolog Suphi Ezgi'den dersler almıştır.

Mesut Cemil Bey bir süre Hukuk fakültesine devam etmiş ama bitirmemiştir. 1921 yılında musiki eğitimi için Almanya'ya gitmiş, Hugo Becker'den viyolonsel dersleri almış ve 3 yıl sonra Türkiye'ye geri dönmüştür. Bir süre liselerde müzik öğretmenliği yaptıktan sonra 1926 yılında İstanbul Radyosu'na spiker olarak girmiş ve zamanla Radyo bünyesi içerisinde Türk ve Batı Musikisi Şefliği ve Ankara Radyo Müdürlüğü'ne kadar yükselmiştir.

1932 yılında Kahire'de toplanan Şark Musikisi Kongresine Rauf Yekta Bey ile katılmış orada yaptığı icralarla Türk musikisini temsil etmiş (CD 1 – 6,7,8,9,13) ve adı zamanın ünlü tanbur icracıları ve yorumcuları arasında anılmaya başlamıştır. Daha sonra Unison Erkekler Korosu'nu kurarak bazı konserler verip plâklar doldurmuştur. Tutucular tarafından süslemesiz sade üslubu nedeniyle musikiyi sıkıcı hale getirmekle suçlanmışsa da bundan taviz vermemiştir. Kani Karaca ile dini ve dindışı musiki programları hazırlayarak klasik ve dini repertuarın güzel eserleri ilk kez radyo'da seslendirmistir (CD I – 10). Münir Nurettin Selçuk ile konserler verip plâklar doldurmuştur. Ankara Radyosu'nda Karma Koro'yu kurmuş müzikalitesi çok yüksek güzel programlar hazırlamıştır. Daha sonra İstanbul Radyosu'na geçerek Klâsik Koroyu kurmuş ve haftalık 45 dakikalık programlarında klâsik musiki'nin şaheserlerini ilk kez icra ettirmiştir. Bu programlar çoğu müzisyen için adeta bir okul olmuş, bu arada Niyazî Sayın, Necdet Yaşar gibi yetenekli öğrencilerin parlamasına ortam yaratmıştır. Mesut Cemil arkadaşı Cevdet Çağla ile Bağdat Konservatuarı'nda çalışmış, 31 Eylül 1963 tarihinde İstanbul'da ölmüştür.

Önemi

Mesut Cemil son derecede yetenekli bir kişiydi. Ustalık derecesinde çaldığı tanburda kimilerine göre babasını yakalamıştır. Viyolonseli ise konser icracıları düzeyinde çalardı. Bu iki çalgının dışında kemençe, lavta, ud, violin, viyola, bağlama ve başka halk musîkisi çalgılarını da iyi çalardı. Düzeyine ulaşılamaz bir koro yöneticisi olup icra üslubu günümüzün koro yöneticilerini (Nevzat Atlığ) etkilemiştir. Mesut Cemil klâsik eserlerimizin bir çoğunu gün ışığına çıkarmış, ilk kez yorumlamış bir etnomüzikologdu da. İyi bir yazar ve etkileyici bir hatipti. Zamanımıza bir kitabı ve musîkinin çeşitli konuları üstüne yazdığı çok sayıda makalesi kalan Mesut Cemil Bey bir çok insanı farklı biçimlerde etkilemiştir.

Mesut Cemil tanburuylaMesut Cemil ses ve saz musîkimizde derin izler bırakmış bir yorumcuydu. Türk musîkisi icrası pes sesli çalgı kıtlığı çeker. Bu eksikliğin farkında olan babası Tanburi Cemil Bey viyolonsel ve yaylı tanburu Türk musîkisinde ilk kez kullanmıştır. Mesut Cemil de babasının yolunda giderek konserlerinde viyolonsel kullandırmış ya da bizzat kendisi icra etmiştir. Mesut Cemil'in tanbur üslubu babasının izlerini taşımakla birlikte bir çok yönden ondan farklılık gösterir. En uygun geçkilerle bezenmiş zengin bir melodik yapı, ustaca çalış Mesut Cemil'de de aynen vardır ama babasının etkisinde doldurduğu ilk bir kaç plağı hariç, Tanburi Cemil'in o izlenmesi güç hızlı mızrap darbeleri ve istiflemeleri Mesut Cemil'de pek görülmez. Makamları tutumlu bir tavırla tanıtır, bastığı perdelerin tam hakkını vererek, aşırıya kaçmadan yaptığı zarif süslemeler ve kaydırmalar ve güzel geçkilerle çalışını zenginleştirdi. Mesut Cemil'in tanbur tavrı mızrabın geniş ağzını kullanarak yaptığı az mızrap vuruşuyla tanburun teknesinden tam rezonans almaya yönelik bir tavırdır. Mesut Cemil muhtemelen Suphi Ezgi'den öğrendiği klasik tanbur üslubunu sol elin yüzük parmağı ile yaptığı çarpmalarla zenginleştirmiştir. Daha çok halk musîkisinde kullanılan kaydırmaları ve bağlama tavrını sever Mesut Cemil. Olgunluk dönemi taksimlerinde (müstear ve tahirbuselik gibi, CD II – 5) tek bir sesi hakkıyla vermeye çok önem vermiş, son derecede arıtılmış adeta bir felsefi düzeyi yakalamıştır.

Mesut Cemil Bey'in icraları ulaşılmaz virtüözitesi yanında belli bir makamın nasıl yorumlandığını göstermesi açısından da çok değerlidir. İki-üç çalgıyla yaptıkları yorumlar icra repertuarımızın en melodik, romantik, gereksiz süslemelerden, aşırılıklardan arındırılmış örnekleri arasındadır (CD II, III). Bu radyo kayıtlarında Mesut Cemil'e en iyi arkadaşları olan Ruşen Kam ve Cevdet Çağla yanında zamanın en yetenekli icracıları olan Vecihe Daryal, Sadi Işılay, Cevdet Kozanoğlu ve Yorgo Bacanos eşlik etmişlerdir.

Mesut Cemil viyolonsel icrasında uzun dem sesleri sevmiş ve çok kullanmıştır (Suzidil fasıl – CD II-4). Aynı ses üzerinde duran dem sesler saz musîkisi icrasına zengin bir karakter vermiş, adeta bir gerilim, bir heyecan getirmiştir. İcra tavrı sanki Türk Musîkisine uygun "yatay" bir harmoni arıyor gibidir. Bu arayış özellikle Mesut Cemil'in geliştirdiği ortak taksimlerde belli olmaktadır. Bu taksimlerde müzisyenler sırayla yada birlikte bir diyalog kurar artistik bir samimiyet oluşturup belli bir makamın sınırlarını araştırırlar (CD II - 3c, CD II – 1b, vb.) Mesut Cemil ortak taksimlerde çoğu kez karara dem sesleri ile katılarak güzel bir gerilim yaratır.

Mesut Cemil dakik, nüanslı, ve son derecede melodik icra tarzıyla bir koro yönetmeni olarak rakipsizdir. Unison Erkekler Korosu ile doldurduğu bir kaç plak dışında klasik koro icralarında vurmalı çalgılara yer vermemiş ve eleştiriler almıştır. Kendinden sonraki bazı koro yönetmenleri de aynı yoldan gittikleri için eleştirilmişlerdir. Eleştirilere göre, koro icralarında vurmalı çalgılara yer verilmemesi klasik eserlerdeki usül zenginliğinin kaybolmasına yol açmıştır. Mesut Cemil bu eksikliği ud ve kanunu ritmik olarak zenginleştirilmiş biçimde kullanarak telafi etmeye çalışmış, pes sesli çalgılardan ud ve viyolonseli de çok iyi kullanarak güzel bir harmoni yakalamıştır. Daha temel bir düzeyde koro musîkisinin esasen tek sesli olan Klasik Türk Musîkisi yapısına uygun düşüp düşmediği tartışılabilir. Gelgelelim, bütün bu tartışmalar Mesut Cemil'in en büyük koro yönetmeni olduğu gerçeğini değiştiremez. Romantik, nuanslı, sade icra tarzıyla Mesut Cemil kendinden önce yaygın olan gaygaylı okuyuş tarzını bütünüyle değiştirmiştir.

Mesut Cemil'den önce mevlevi ayinleri yalnızca mevlevihanelerde ve dini topluluklarda icra edilirdi. Mesut Cemil mevlevi ayinlerini klâsik repertuara alıp laik devlet radyolarında icra ederek klasik repertuarımızın en olgun en güzel eserleri olan ayinlerin geniş kitlelerce dinlenip hoşlanılmasına önayak olmuştur. Mevlevi ayin icralarında kudüm kullanılmıştır. Kâni Karaca ile kısaltılmamış bir ayin plağı doldurmuş (Saba Ayini) ve Türkiye'de doldurulan ilk LP olan Mevlut kaydına da yardımcı olmuştur.

O döneme kadar Türk Musîkisine karşı geliştirilmiş olumsuz politikasıyla tanınan Devlet radyoları Mesut Cemil'in dikkatli yönetimi altında yetenekli müzisyenler yetiştirilmesi, halk ve geleneksel musikinin kitlelerce dinlenip yayılmasını sağlamıştır. Mesut Cemil'in batı musikisi eğitimi almasının ve batı musîkisini de çok iyi bilmesinin Türk musîkisine karşı oluşan önyargıların giderilmesinde yararı olmuştur. Yukarıda da belirttiğim gibi Mesut Cemil çok etkileyici bir hatipti. Programlarını kendisi takdim eder, eserlerin sözlerini vezin hakkını vererek okurdu. Mesut Cemil diğer müzisyenleri çok etkilemiştir. Mesut Cemil Bey tarafından beğenilmek yada azarlanmak bir anlam ifade ederdi. Onun beğenisini kazanmak için müzisyenler iyi hazırlanır, güzel giriş ve ara taksimleri yapmaya uğraşırlardı. Önemli bir toplantısını yarıda kesip ancak belli belirsiz işitilebilen bir ara taksimi yapan müzisyeni stüdyolarda aradığı bilinir. Müzisyeni gidip bulmaya zamanı yoksa bir not bırakır, takdirlerini ifade ederdi. Çok güzel bir ara taksimi yaptığı için arkadaşı Ruşen Kam'a bıraktığı bir not hep bilinir. O dönemlerde standartları Mesut Cemil Bey koymuş yada bir başka değişle kendisi standart olmuştur. Müzisyenler bu standarda ulaşabilmek için çok çalışmıştır. Özetle, ince zevkiyle, müzikal ve mesleki otoritesiyle (Radyo Müdürü) Mesut Cemil Bey güzel musiki için bir atmosfer oluşturmuştur. Müzisyenlere bir çerçeve ("context") vermiş ve ölümüyle bıraktığı boşluk doldurulamamıştır.

Eserleri

En ünlü eseri Nihavent Saz Semaisidir. Bu çok güzel eser yanında şehnaz makamında kısa bir longası ve bir kaç güzel şarkısı bilinmektedir. Belkide sabırsız kişiliği yüzünden çok eser bestelememiş olmasına rağmen sayısız enfes taksimler ve icralar bırakmıştır ardında. Babası Tanburi Cemil Bey'in hayatı üstüne çok ustaca ve şiirsel bir üslupla yazılmış bir kitabı ve musîkinin çeşitli konuları üstüne yazdığı çok sayıda makalesi kalmıştır.

CD'lere aldığımız icraların seçiminde eldeki kayıtların teknik kalitesi bizim için sınırlayıcı bir unsur olmuştur. Teknik olarak kabul edilebilir düzeydeki kayıtlar arasından seçtiğimiz eserlerle Mesut Cemil'in tarih içinde gelişen çok yönlü sanatını olabildiğince tanıtmaya çalıştık. Taksimlerindeki sayısız makam geçkisini saymazsak seçilen eserlerde kullanılan makamlar şunlardır: Acemkürdi, Bestenigâr, Gerdaniye, Hicaz, Hicazkâr, Hisarbuselik, Hüseyni, Isfahan, Kürdilîhicazkâr, Mahur, Müstear, Neva, Nihavent, Nikriz, Rehavi, Segâh, Sultanîyegâh, Suzidil, Sûznâk, Şedd-i araban, Şehnaz, Tahir, Tahirbuselik, Uşşak.

Cömert yardımları için Walter Z. Feldman, Abraham Marcus ve Abby Temeltaş'a teşekkür borçluyuz.
 
sıra CD 1 süre
1 Şehnaz Taksim - Tanbur. Bu ilk iki eser Mesut Cemil'in ilk plâklarındandır. Olgunluk dönemi üslubunun aksine babasının etkisinde, mızrabın dar tarafı ve ucunu çokça kullandığı hızlı bir icra tarzı göstermektedir. 2:47
2 Şehnaz Sirto Kendi bestesini tanburla icra etmektedir. 2:36
3 Mahur Beste, Eyyubî Bekir Ağa (1685-1759) "Bir afet-i mehpeyker ile müjdelerim var." Mesut Cemil yönetiminde Tarihi Türk Musikisi Korosu. 6:16
4 Segâh Yürük Semai, Itrî (1638-1712) "Tutî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil," Tarihi Türk Muzikisi Korosu. 3:06
5 Hisarbuselik Şarkı, Tanburî Mustafa Çavuş ( - d. 1745) "Dök zülfünü meydana gel," Tarihi Türk Musikisi Korosu. 2:59
6 Kürdilîhicazkâr Peşrev, Vasilaki Efendi (1845-1907) Kahire, Şark Musikisi Kongresi, 1932. Arşiv Kayıt, H.2.C7 ve H.2.C77. 4:04
7 Hicazkâr Saz Semai, Tanburî Cemil Bey (1871-1916) Kahire, Şark Musikisi Kongresi, 1932. Arşiv Kayıt, H.C.78 3:07
8 Nikriz Taksim ve Zeybek Kahire, Şark Musikisi Kongresi, 1932. Arşiv Kayıt, H.C. 78 2:43
9 Hicaz Taksim ve Mandıra Kahire, Şark Musikisi Kongresi, 1932. Arşiv Kayıt, H.C. 79 2:05
10 Acemkürdi Takım: Beste: Zekai Dede Efendi (1825-1897) İcra: Kâni Karaca (ses), Mesut Cemil (viyolonsel), Vecihe Daryal (kanun), Cevdet Çağla (keman), Yorgo Bacanos (ud), Niyazî Sayın (ney), Sadettin Heper (kudüm). Anoslar: Mesut Cemil, 1950'lerde kaydedilmiştir. 18:28
11 Sûzinâk Taksim - Tanbur 78 devir plâk 2:41
12 Mahur Saz Semai, Nikolaki ( - d. 1915) Mesut Cemil tarafından tanbur ile icra, 78 devir plâk. 2:46
13 Tahir Taksim ve Şarkı, Dellâlzade İsmail Efendi (1797-1869) "Ben sana mecbur olmuşum gel yavrucağım," Kahire, Şark Musikisi Kongresi, 1932. Arşiv Kayıt, H.C. 79 Mesut Cemil'in kendi sesiyle yayımlanan ilk eserdir. 2:43
toplam   56:07

sıra CD 2 süre
1 Rehavi Peşrev, Tanburî İsak (1745-1814) İcra: Mesut Cemil (tanbur), Sadi Işılay (keman), Cevdet Çağla (viyola), Yorgo Bacanos (ud), Fikret Kutluğ (kanun), Suzidilara'ya geçiş taksimi Mesut Cemil tarafından tanburla icra edilmiştir. 10:06
2 Makam Sultanîyegâh İcra: Mesut Cemil (tanbur), Süleyman Erguner (ney), Cevdet Çağla (viyola)
a) Taksim: Mesut Cemil (tanbur).
b) Sultanîyegâh Peşrev: Nedim Ağa.
c) Taksim: Süleyman Erguner (ney)
d) Sultanîyegâh Saz Semai: Nedim Ağa
16:03
3 Makam Müstear İcra: Mesut Cemil (viyolonsel), Sadi Işılay (keman), Cevdet Çağla (viyola)
a) Taksim: Mesut Cemil (viyolonsel)
b) Müstear Peşrev: Nikolaki Efendi.
c) Ortak taksim. Bu türün en güzel örneklerinden.
d) Müstear Saz Semaisi:İrtical Dede (?).
13:19
4 Klasik Koro. Yöneten: Mesut Cemil (viyolonsel), Kayıt: 7/23/1963. Anonslar: Mesut Cemil
a) Suzidil Taksim: Cüneyt Kosal (kanun)
b) Suzidil Zencir Beste: Tanburî Ali Efendi (1836-1890); “Yıkıldı darb-ı sitemle harab olan gönlüm.”
c) Suzidil Devr-i kebir Beste: Tanburî Ali Efendi; “Bilmedik yâri ki bizden bu kadar gafil imiş.”
d) Suzidil Ağır Semai: Tanburî Ali Efendi; “Kanı yâd-ı lebinle hûn-i dil nûş ettiğim demler.”
e) Suzidil Yürük Semai: Tanburî Ali Efendi; “Ceyhûn arayan dide-i giryânımı görsün.”
f) Ara taksimi: Niyazî Sayın (ney).
g) Uşşak Aksak Şarkı: İsmail Dede (1778-1846); “Ağlatırlar, güldürürler.”
h) Uşşak Aksak Şarkı: Şevki Bey (1860-1891); “Mecnun gibi ben gezerken dağları.”
3:06
toplam   67:30

sıra CD 3 süre
1 a) Segâh Peşrev: Yusuf Paşa (1821-1884)
b) Ortak taksim
c) Sûzinâk Saz Semaisi: Nikolaki Efendi
İcra: Mesut Cemil, Cevdet Çağla.
10:06
2 a) Isfahan Taksim: Mesut Cemil (çello)
b) Isfahan Peşrev: Tanburî İsak.
c) Keman Taksim.
d) Neva Saz Semai: Ziya Paşa (1849)-1929)
İcra: Mesut Cemil (viyolonsel), Sadi Işılay (keman), Fahire Fersan (kemençe)
12:20
3 Bestenigâr Taksim (Cevdet Çağla) ve Bestenigâr Peşrev: Numan Ağa (1750-1834).
İcra: Mesut Cemil, Cevdet Çağla.
9:40
4 a) Gerdaniye Peşrev: Suphi Ezgi (1869-1962)
b) Gerdaniye Saz Semaisi: Suphi Ezgi.
c) Geçiş Taksimi: Kemençe, kanun
d) Hüseyni Oyun Havası "Çeçen kızı": Tanburî Cemil Bey.
İcra: Mesut Cemil (lavta), Vecihe Daryal (kanun), Ruşen Kam (kemençe)
13:19
5 Tahirbuselik Taksim: Tanbur Bu ve sonraki nihavent taksim Mesut Cemil'in olgunluk dönemi icralarının en güzel örneklerindendir. 6:10
6 a) Şedd-i araban Peşrev Tanburî Cemil Bey. İcra: Mesut Cemil (tanbur), Ercüment Batanay (tanbur)
b) Nihavent Taksim. Mesut Cemil (tanbur)
c) Nihavent Saz Semai, Kendi eseri. İcra: Mesut Cemil (tanbur), Ercüment Batanay (tanbur)
15:16
toplam   70:48